Dört perde,
tek bir yumurta.
Her sabah sofranıza ulaşan o küçük kabuk, dört perdelik bir oyunun kapanış sahnesidir. İşte perdenin arkasını aralıyoruz.
Önce toprak vardı.
Marmara Ereğlisi'nin meltemli kıyısında, deniz tuzunu hisseden ve güneşi yıl boyu içen verimli topraklarda her şey başladı. Burada hava bambaşkadır — Avrupa'dan gelen serin rüzgâr ile İstanbul Boğazı'nın nemi karışır. Tavukçuluk için yüzyıllardır bilinen bir mikro iklim. Biz bu coğrafyaya bir borçla geldik: ona zarar vermeden, sadece konuk olmak.
"Bir kümes, içinde durduğu toprağa benzemediği sürece sahici değildir."
Sonra tavuk geldi.
Anadolu yerli ırkı seçtik — çünkü hızlı yumurta yapan ithal melezler yerine, dirençli, mevsimi tanıyan ve hayatın sesini duyan kuşlar istedik. Her tavuğa 14 metrekarelik kendi alanı verdik. Tüneklerini tasarlarken bir mimara değil, yaşlı bir köylüye danıştık. Kümeslerimizde lamba sayısı tavuk sayısından az değil; ama hepsi gün ışığını taklit eden sıcaklıkta. Kafes yok. Karanlık yok. Acele yok.
"Mutsuz bir tavuğun yumurtası, ne kadar parlak olursa olsun, biraz mat çıkar."
Sonra el dokundu.
Yumurtaları makineler değil, insanlar topluyor. Çünkü her yumurtanın bir hikâyesi vardır ve makineler hikâye dinlemez. Sabah altıda kümese giren bekçilerimiz, her yumurtayı ışığa tutar; çatlağı, lekeyi, formu kontrol eder. Kuluçkaya gidecekleri ayırır, sofraya gidecekleri okşar. Bu, basit bir mesai değil — eski bir zanaattir. Soğuk zincir, yumurtayı raftan rafa değil, elden ele taşır.
"İnsan eli geçmemiş bir yumurta, ne kadar taze olursa olsun yetim sayılır."
Ve sonra siz geldiniz.
Yumurtanın yolculuğu kabuk kırıldığında bitmez; tam tersine orada başlar. Sofranıza koyduğunuzda mutfağınızın havasını yutar, çocuğunuzun gülüşüyle renklenir, sevdiğinizin elinde şekillenir. Biz size sadece bir yumurta vermiyoruz — bir sabahın başlangıcını, bir aile masasının dengesini, bir anının sessiz tanığını teslim ediyoruz. Felsefemizin son perdesinde başrol sizsiniz. Ve perde, her sabah yeniden açılır.
"Bir yumurta, kırıldığı yerde değil, paylaşıldığı yerde tamamlanır."
— Perde. —
Bir sonraki perde, yarın sabahki yumurtanızda.